MKT NedİR?

Metakognitif Terapi, Manchester Üniversitesi’nde Klinik ve Deneysel Psikopatoloji Profesörü olan Adrian Wells ve Cincinnati Üniversitesi’nde Psikoloji Profesörü olan Gerald Matthews tarafından 1990’ların başında geliştirilmiştir. MKT oldukça yapılandırılmış ve etkinliği bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmış bir terapi yöntemi olmakla birlikte, 

İngiltere tarafından düzenlenen ‘’Ulusal Sağlık ve Klinik Mükemmeliyet’’ (NICE) kılavuzunda etkili tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. 

Metakognitif terapi (MKT), hem psikolojik bozuklukları tanımlama hem de onlara müdahale

noktasında diğer Bilişsel Davranışçı Terapilerden ayrılır. MKT, düşüncelerin kendisinden ziyade onlara verdiğimiz yanıtların önemli olduğunu vurgulayan süreç odaklı bir terapi yaklaşımıyken, mevcut bilişsel davranışçı terapiler düşüncelerin içeriğinin değiştirilmesine odaklanan içerik odaklı terapi yöntemleridir. 

Bu anlamda, MKT dikkat çalışmalarını içeren ve direkt düşünsel değişimi hedeflemeyen bir yaklaşımdır. MKT, düşünceleri değil en özet hali ile düşünceler hakkındaki düşünceleri çalışmaktadır. 

MKT’ye göre olumsuz düşünce ve duygular herkeste vardır, evrenseldir ve olması doğaldır. Aslında istenmeyen bu duygu ve düşüncelere gereksiz müdahalelerde bulunulmazsa kendi tabiatları gereğince geçici olacaklardır. Yani düşüncelere yanıt verme biçimlerimizi değiştirdiğimizde kök salmadan sönerler. 

Örneğin, “ben değersizim” düşüncesi sadece belli bir hastalık grubuna özel değildir, herkeste görülebilir. Bununla birlikte, bu gibi düşünce ler bazı kişilerde kemikleşmiş yapılara dönüşürken, bazılarında ise kalıcılaşmadan söner. Araştırmalara göre, panik ataklar da benzer şekilde birçok insanda hayatının bir noktasında görülür ancak herkeste panik bozukluğa dönüşmez.

Dolayısıyla, olumsuz duygu ve düşüncelere verdiğimiz yanıt biçimleri onların ömrünü ve yapısını tayin etmektedir. Bu noktada MKT’nin ana sorusu devreye girer: Aradaki bu farkı yaratan şey nedir?

Farkı yaratan metakognisyonlardır.

 

Özet olarak, MKT’nin emel amacı kişinin düşünceleriyle olan ilişkisini değiştirerek, düşüncelerine farklı yanıt verebilmesini sağlamaktır. 

Psikolojik rahatsızlığın merkezinde ruminasyon, endişe ve dikkat sabitleme gibi işlevsiz yanıt verme biçimleri vardır. Tedavide bunlara neden olan metakognitif inançlarının değiştirilmesi amaçlanır.

"DÜŞÜNCELER GERÇEĞİN FOTOKOPİSİ DEĞİLDİR"

ADRIAN WELLS

METAKOGNİSYONLAR

MKT dikkat çalışmalarını içeren ve direkt düşünsel değişimi hedeflemeyen bir yaklaşımdır.

DÜŞÜNSEL DEĞİŞİM

MKT, düşüncelerin kendisinden ziyade onlara verdiğimiz yanıtların önemli olduğunu vurgulayan süreç odaklı bir terapi yaklaşımıdır.

Müdahale

MKT’ye göre olumsuz düşünce ve duygular herkeste vardır, evrenseldir ve olması doğaldır.

Play Video